Evlilik terapi altında.

Evlilik ve evlilik terapisi hakkında konuştuğumuz Psikolog Cem Aslıtürk’e göre, eşleşmenin doğası ve yasaları anlaşılamadan evliliğin ve ilişkilerin doğasının anlaşılması mümkün değil…

Evlilik iki kişilik bir organizasyon olduğuna göre, bizler mümkün olabildiğince birlikte başvurmalarını arzuluyoruz. Ancak danışanların gerekçeleri ve beklentileri farklılıklar gösterebiliyor. Evlilikte ortaya çıkan sorunlarla ilgili olarak bize yapılan başvurularda, %80 -%85 diyebileceğimiz oranda eşler birlikte başvuruyorlar. Bununla birlikte, %15-%20 oranında, eşlerden birisi terapiyi gerekli görmese ya da katılmayı ret etse bile, diğer eş terapi sürecini başlatıyor ve sürdürüyor. Terapi sürecini yalnız başlatan danışanların eşlerinin yaklaşık yarısı  ise sonradan terapi sürecine kısmen ya da terapi sonuçlanıncaya kadar katılabiliyor.

Terapi sürecine yalnız başvuran eşler daha sıklıkla kadınlardan mı yoksa erkeklerden mi oluşuyor ?

Bazı durumlarda eşlerden birisi sorunların çözülemez bir duruma gelmiş ve evliliğin bitmiş olduğuna inanıyor ya da evliliği bitirme konusunda kararını vermiş oluyor. Bu kişi terapiye katılma konusunda ciddi bir direnç gösterebiliyor. Genellikle sanılanın aksine, dış etkenler belirleyici olmadığı durumlarda ve çok genelleştirmemek kaydıyla, kadınların evliliği sonlandırmaya daha kolay karar verdiğini ve daha kararlı davrandığını söyleyebiliriz. Ancak, her durumda böyle olmadığını, sosyal ve ekonomik koşulların, çocuklara sahip olma ve yaş gibi unsurların önemli belirleyiciler olduğunu unutmamamız gerekiyor. Benim gözlemlerim, evlilikleri ve ilişkileri kadınların başlattığı ve genellikle de kadınların bitirdiği yönünde. Elbette ki bağımlılık geliştiren eş, evlilik birliğinin sonlanmasını kolaylıkla kabullenemiyor.  

Başvurular arasında gençler çoğunlukta mı? Genellikle hangi yaşlarda daha çok başvuru oluyor?

Bize evli çiftlerin yaptığı başvurularda yoğunluk 26- 35 yaş grubunda. Daha sonra 36-45 yaş grubu sıklıkla başvuruyor. Üçüncü sırada 25 yaş altındaki evli çiftlerin, daha nadir olarak da 45 yaş üstü çiftlerin terapi için başvurduklarını söyleyebiliriz. Henüz evlenmemiş ama evliliğe hazırlık yapan ya da flört döneminde olan genç çiftler de yoğunlukla başvuruyorlar. Evliliğe hazırlık konusunda daha duyarlı ve bilinçliler. Evliliğe hazırlık sürecinde sorunların ağırlaşmasını beklemeden ya da evlilik sürecinde ciddi sorunlar yaşamamak için psikolojik destek ve danışmanlık istemeyi gayet olağan ve gerekli buluyorlar. Gençlerin önemli bir kısmı hatalı bir evlilik kararı almamak, muhtemel riskleri değerlendirerek önlem alabilmek beklentileriyle bize başvuruyorlar.

Tartışmalar teknik eksende mi kalıyor yoksa evliliğin felsefesine de girenler oluyor mu?

Tartışmalar ve çözüm arama çabaları daha çok teknik düzeyde, yani ilişkiler ve rollerle ilgili yaşanan sorunlar çerçevesinde kalıyor. Evliliğin anlamı ve felsefesi konusunda konuşmak ve tartışmak ihtiyacı pek duyulmuyor. Ancak biz terapi sürecinde bu bağlamda paylaşımlarda bulunuyor ve çiftlerde evliğin doğasına, yasalarına ilişkin bir anlayışın ve anlamın ortaya çıkması konusunda çaba harcıyoruz.

Evliliğin genelde kaçıncı yılında böyle bir girişimde bulunuyor?

Boşanma istatistiklerine bakarsak, geçmiş dönemlere kıyasla günümüzde, giderek artan bir oranda, evliliklerin daha kolaylıkla sonlandırıldığını görebiliriz. Günümüz insanları evlilikleri devam ettirme konusunda daha fazla zorlanıyorlar. Bu nedenle bu konuda net rakamlar vermek pek sağlıklı olmaz. Ancak, 1., 3., 7. ve 11. yılların daha riskli yıllar olduğu kanaatinde olduğumu söyleyebilirim.

“Nikahta keramet vardır” derler, nikah kıyıldıktan sonra işler zora girince de “Çocukta keramet vardır” derler. Bu tarz kerametlerin kehaneti doğru mu?

Eğer iyi, usta bir sürücü değilseniz, güvenli araba kullanmayı bilmiyorsanız, kaygan yollarda ya da kaza anlarında arabaya birkaç yolcu daha almış olmanızın pek önemi ve anlamı yoktur. Evlilik kurumunun ve çocuk sahibi olmanın, kişisel sorumluluğumuz konusunda kendimizi daha fazla baskı altında hissetmemizi ve dolayısıyla ilişkileri sürdürme, iyileştirme ve sorunları çözme konusunda daha fazla çaba harcamamıza neden olabileceğini söyleyebiliriz. Ancak bu baskının her zaman olumlu yönde bir katkıda bulunamayacağını da unutmamalıyız.

Boşandıktan sonra görmeye devam ettiğiniz çiftler oldu mu?

Bu konuda çiftleri mutlaka aydınlatmaya ve boşandıktan sonra bir süre daha terapiye devam etmeleri konusunda teşvik ediyorum. Bu çok önemsediğim bir konu.  Nikaha ve birlikte geçen senelere rağmen başlayamamış evlilikler olabildiği gibi, boşanmaya ve ayrılıklara rağmen bitememiş evlilikler de çok sık karşılaştığımız bir olgu. Eşlerin evliliklerini sonlandırmalarından sonra yeni bir hayata hazırlanabilmeleri, başlayabilmeleri ve uyum sağlayabilmeleri için geçmişle ve sonlanan evlilikleri ilgili bütün hesapları kapatmış, sıfırlamış olmaları gerekir.  Aksi halde gelecek yaşamları geçmişin koyu gölgesi ve pek tatmin edici olmayan şartlar altında devam edecektir.

Peki mesleğinizle ilgili gelişimi nasıl sağlıyorsunuz?

Eskiden ülkemizde meslek içi eğitimle ilgili imkanlar, örgün eğitimimizde de olduğu gibi çok sınırlıydı. Ancak günümüzde bu imkanlar oldukça gelişti. Kalite konusunda elbette ki seçici olmamız gerekiyor ama buna rağmen, çeşitli kurumların sağladığı, eğitim, kongre, konferans gibi fırsatların tümünü değerlendirebilmemiz pek mümkün olamıyor. Hem nicelik hem de nitelik açısında bol miktarda basılı yayına ulaşmamız mümkün. İnternet ortamı da bize bazı imkanlar sağlıyor. Meslek örgütleri, dernekler yaygınlaşıyor, paylaşımları arıyor.

“Kol kırılır, yen içinde kalır.” Size gelmeyi sindiremeyenlerin koşulu bu yönde şekilleniyor mu?

Toplumumuzun eğitimli ya da eğitimsiz önemli bir kesimi için psikoterapi ve danışmanlık hizmetlerinden yararlanmak, bu hizmetleri talep etmek bir zafiyet ve tabu meselesi. Bu toplumsal kültürle, kültürel gelişme ile ilgili bir konu. Bu meslek yakın gelecekte, en ayrıcalıklı, en önemli ve en etkili meslek olacaktır.  Bu konuda toplumu bilgilendirmeye, bilinçlendirmeye ve mesleki güveni oluşturmaya ihtiyacımız var.  Bu amaçla mesleki gelişim için altyapıyı geliştirmek, mesleği yeterli olgunluğa ve etkililiğe ulaştırmak zorundayız.

Karşı tarafın farkında olmamasından kaynaklanan hayal kırıklıkları da ilişkiyi etkiler mi?

Kesinlikle. Bu bir iletişim ve etkileşim sorunudur. İletişimlerimiz ve davranışlarımız daha ziyade bilinç düzeyinde ortaya çıkar ama, etkenleri ve gerekçeleri bilinçaltı süreçler, dürtüler ve duygular düzeyindedir.  Bu nedenle duyguları, kanaatleri ve inançları yönetmek, sağlıklı iletişim kurmak zorundayız.

Ülkedeki dalgalanmalar; depremler, ekonomik krizler ve bunun gibi konjonktürel değişimler evliliklere yansıyor mu?

Her ne türden olursa olsun, özellikle ardı ardına gelen zorlayıcı yaşantılar ve sıkıntılar, evlilikler üzerinde yıkıcı etkilere sahiptir. Buna rağmen zor zamanlarda insanların, eşlerin daha sıkı bir şekilde birbirlerine tutunduklarını ve sarıldıklarını da görebiliriz. Asıl belirleyici olan evlilik üzerindeki tahrifatların fazla gecikmeden onarılması ve telafi edilmesidir.

Başvuru için öne sürülen sorunlar genellenebilinir mi?

Eşler bize, geçimsizlik, uyumsuzluk ve iletişimsizlik gibi şikayetler nedeniyle başvururlar. Bazı durumlarda da aldatma, alkol ve kumar bağımlılığı gibi özel şikayetlerle gelirler. Şikayetlerinin gerekçelerini oluşturan pek çok etken belirli başlıklar altında sıralanabilir: İletişim kuramama, eşin az konuşması, anlaşılmama / Birlikte yeterli ve kaliteli zaman geçirememe / Sevgi ve ilgi eksikliği, bütünleşememe / Cinselliğin yaşanmasında sorunlar, cazibenin yitirilmesi / Evdeki görevlerin ve işlerin paylaşımında sorunlar / Karı koca rolleri ile ilgili çatışmalar, oterite ve liderlik sorunu / Çocuk yetiştirme ve eğitimi konusunda anlaşmazlıklar / Eşlerin aileleri ile ilgili sorunlar / İşsizlik, geçim sorunluluğunu üstlenmekten kaçınma / Fiziksel ya da duygusal şiddet uygulama, saldırganlık / Kıskançlık, sadakatle ilgili kuşkular / Aşırı müdahaleci, kısıtlayıcı ve baskıcı davranış / Uyumsuzluğa ve çatışmaya neden olan kişilik farkları / Fiziksel ya da ruhsal sağlık sorunları nedeniyle yaşanan zorluklar / Travmatik, zorlayıcı yaşantılar nedeniyle yaşanan güçlükler… Başka maddeleri de listeye eklemek mümkün olabilir. Burada ortaya çıkan sorunların ve etkenlerin tamamını, ‘tamamlanmamış evlilik’ ya da ‘eşleşememe’ sorunu olarak ifade ediyoruz.

‘Eşleşememe’ kavramlarından bahsettiniz. Bu durumda ‘eşleşememe’ ya da ‘eşleşme’ kavramlarından ne anlayacağız ?

Evlilik; ekonomik, sosyal, kültürel ve psikolojik boyutları olan temel bir kurumdur.  Evlilik kurumunun en temel unsuru ise ‘eşleşme’ olgusudur.  İçinde bulunduğumuz evren, doğuşu, gelişimi ve varoluşu açısından olağanüstüdür. İnsan da ortaya çıkışı, gelişimi ve çok boyutluluğu açısından olağanüstülüğe sahiptir. Sınırsız bir organizasyon olan insanı yedi temel boyutta, katmanda ele alıp inceleriz. Her bir boyut ve katman, farklı karaktere, renge ve tınıya sahiptir. İnsanın her bir boyutunu farklı bir renkle ve notayla ifade edebiliriz.

Eşleşmeden bahsettiğimizde, basit olarak; bir erkekle bir kadının yaşamı paylaşmak amacıyla, bir birlik ve bütünlük oluşturmasından bahsediyoruz. Eşlerin her bir katmandaki renk, eşinin katmanlarındaki renklerle ve tınılarla ne derecede uyuşuyor tamamlanıyorsa, o derecede eşleşmiş olduklarını söyleriz. Uyumsuzluğun derecesine göre de ‘eşleşememe’ den söz ediyoruz demektir. İçten dışa ya da yukarıdan aşağıya doğru bu katmanları şu şekilde ifade edebiliriz:

7) Ruhsal boyut / Derin ben

6) Soyut zihin boyutu

5) Somut zihin boyutu

4) Duygular boyutu

3) Alt duygular ya da sezgi boyutu

2) Psişik boyut (arzular, heyacanlar boyutu)

1) Fiziksel boyut (fiziksel beden)

Organizasyondaki akış ve etkileşim içten dışa ya da yukarıdan aşağıya doğrudur ve fizik bedenden geri dönerek tekrar ruhsal boyuta ya da derin ben’e ulaşır ve böylece döngü ve çember tamamlanmış olur.




Editörün Seçtikleri
Kaygılarınızı paylaşın...

Kaygılarınızı paylaşın...

İlginçtir ki hep evlenmemiş erkekler ya da evli olmayan babalar araştırılmıştır. Genç adam evlendikten sonra kültürel bir figür olarak kaybolmaktadır. Ancak aslında evli erkekler genç erkek popülasyonunun (25 – 34 yaş) büyük bir kısmını oluşturmaktadır.
Annelik depresyonu

Annelik depresyonu

Doğum sonrası vücutta oluşan hormonal değişiklikler ve kimi ekonomik - sosyal güçlükler her yedi kadından birinde bazı psikolojik sorunlara sebep oluyor…
Artık tek değil, çiftsiniz...

Artık tek değil, çiftsiniz...

Düğün hazırlıkları telaşı sona erdi, biraz da tatlı bir yorgunlukla sevdiğiniz insanla birlikte yaşamak için özenerek döşediğiniz eve yerleştiniz. İşin zor kısmı bitti sanıyorsanız, yanılıyorsunuz çünkü her 10 çiftten biri evlendikten sonra büyük bir depresyon yaşıyor.
Ebeveynlik takım çalışmasıdır

Ebeveynlik takım çalışmasıdır

AFTER YOUR CHILD DIVORCES (Zondervan 1997)’ın yazarı ve A MOTHER’S TOUCH (Zondervan 1997)’un oluşturulmasında payı olan Marjorie Lee Chandler’in makalesi...
NLP, evlilik ve iletişim modelleri

NLP, evlilik ve iletişim modelleri

Toplumu toplum yapan en önemli kurumlardan biri, belki de ilki “Aile”. Ailenin kurulabilmesi için ise iki kişinin karar vermesi gerekli. Bu noktadan evlilik gerçekten çok önemli ve stratejik bir karar ve iki kişinin, sonrasında çocukları ve eşlerin ailelerinin etkileneceği bir karar; önemli bir değişim süreci de denebilir…
Beyaz atlı prensi bekleme ritüeli

Beyaz atlı prensi bekleme ritüeli

Psikiyatride, Andromeda Kompleksi diye adlandırılan kavram, çok güzel bir mitosa dayanır... Her kadın, bu mitostaki olaylar gibi, hayatındaki bio-psiko-sosyal bağlardan kurtulmaya çalışır. Kadın, kurtarıcısını bekler durur, gökten Pegasus’u ile inecek Perseus’u ya da daha yaygın olarak beyaz atıyla gelecek prensini…
Evlilik terapi altında.

Evlilik terapi altında.

Evlilik ve evlilik terapisi hakkında konuştuğumuz Psikolog Cem Aslıtürk’e göre, eşleşmenin doğası ve yasaları anlaşılamadan evliliğin ve ilişkilerin doğasının anlaşılması mümkün değil…

Alışverişinizi nereden yapacağınızı bilmiyor musunuz ?
Şehire Göre Arama :
Kelime İle Arama:
Not : Arama sonuçlarında sadece sistemimize kayıtlı olan marka ve adresleri görebilirsiniz. Siz de evlilik alışverişinin ilk tercih edilen adresleri arasında yerinizi almak için TIKLAYINIZ...

Kullanıcı Girişi
Kayıt Ol / Şifremi Unuttum
GELİN Turkish Exclusive Bridals

marifet Copyright © Madyo.Net Web & Grafik Tasarım Hizmetleri helis dişli